17th Mar 2025
Bir gün Zahide, gülümseyerek bahçede çiçekler suluyordu. "Mustafa! Gel buraya! Bak bu çiçeğin rengi ne kadar güzel!" dedi. O sırada Mustafa, arkadaşlarıyla oynuyordu. "Geliyorum Zahide! Çiçeğini çok sevmişsin!" dedi. Zahide'nin bahçesi, en güzel çiçeklerle doluydu.
Zahide, Mustafa’ya bahçede yeni bir oyun oynamak istediğini söyledi. "Mustafa, bu çiçekler için bir şarkı yazalım!" dedi. Mustafa gülerek, "Harika bir fikir! Hadi başlayalım!" dedi. İkisi birlikte dans ederek neşeli bir şarkı söylediler. Bahçe, rengarenk çiçekler ve gülümsemeleriyle dolup taştı.
Şarkıları bittiğinde, Mustafa birden heyecanla, "Zahide, çiçeklerle dolu bir hikaye yazmaya ne dersin?" dedi. Zahide, bu fikre bayıldı. "Evet, her çiçeğin bir karakteri olsun! Kırmızı güller neşeli, mavi çan çiçekleri ise sessiz ve bilge olsun," dedi. Böylece, kendi hikayelerini yaratmaya başladılar ve her çiçeğe bir rol verdiler.
Aniden, bahçede minik bir kelebek belirdi. Kelebek, çiçeklerin üzerinde uçarak onları selamladı. Mustafa, "Ona da hikayemizde bir yer verelim! Kelebek, çiçeklerin en iyi arkadaşı olsun," dedi. Zahide, "Harika olur, kelebek tüm çiçeklere mutluluk getirir," diye ekledi. Kendi dünyalarını yaratmaktan çok keyif alıyorlardı.
Gün batımına doğru, her ikisi de yorulmuştu ama mutluydu. "Ne harika bir gün geçirdik," dedi Zahide, gülümseyerek. "Evet, bu bahçede daha nice maceralar yaşayacağız," diye cevap verdi Mustafa. İkisi de güneşin batışını izlerken, bahçeleri rengarenk çiçeklerle ve güzel anılarla dolup taşmaya devam etti.